•°¤*(¯`°¤*♥♥Amaaaannn .... 10 dakika nedir ki ? 5 dakikada geçer !♥♥*¤°´¯)*¤°•
» ankara » istanbul »
ACININ GAMZESİ YOK isn't in your network. Add ACININ GAMZESİ YOK
|
Öylesine bir gündü, yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi, öyle gibiydi...
Kaç gece beklemiştim seni. Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum. Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum. Öyle acımasızdı ki geceler, gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana. Yine de her şeye değerdi bekleyişim. Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum. Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın. Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık. Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze. Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte. Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken. Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun. İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu. Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde. Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan. Oysa boynuna sarılıp "Sen aylardır beklenen, sen yıllardır özlenensin" demek istiyordum. Hava serin değildi ama ben titriyordum. Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana. Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu, sözcükler ağzımda donuyordu. Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun. Biraz önce titreyen ben artık terliyordum. Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum. Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum, yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile. Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere. Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık. İtirazsızdım, belli ki mutluydum. Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi. Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim. Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum. Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum. "Ya sen olmasaydın" diye düşünmüyorum çünkü sen varsın. Çünkü sen içimdesin. Çünkü sen benim hayat kaynağımsın. Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni. Nerede olursan ol benimle kal. Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim seni sevi yorum Sana yazılmış şiir’lerde seni yaşadım, Çiçeklenmiş erik dallarında Yeni yetme deli dolu genc kiz yüreğime Resimlerini çizdim, göz ucumla Dalıp giden bakışlarımda, Gecelerimi aydınlattım Ateş böceği gözlerin de. Sana yine mektuplar yazacağım, Umarım varsındır ve okuyorsundur. Varsan orada ol Seni beklediğim mavinin ek yerinde Güzel olan her şeye baki selam yine yazacağım Mektubuma değil de, satırlarıma son veriyorum Bir kez daha yazmak istedim Seni çok seviyorum… bir direm umuda bir gül Gökyüzüne resim çizmek peşinde değilim Gayretim bir dirhem umuda naif gülüşü nakşedebilmek…” Bilmediğim bir şehrin sabahından yazıyorum bu satırları. Bana yabancı bir öykünün doğuşuna tanıklık ediyorum. Üşüyorum nem kapmış duvar misali. Sesini arıyorum kulağımın derinliklerinde. Sessizliğime çağırıyorum tüm martıları. Aldırma / aldanma sadece martıları çağırdığıma. Asıl ben seni diliyorum kuru avuçlarıma. Susuzluğumun kanayan yüzüne sen koş. Aldırma giydiğin ayakkabılara. Koş sadece. Nefesin de tıkansın biraz. İstediğim kadar değil, hissettiğin kadar yaklaş bana. Bilirsin senden önce üryan’lığımı örtecek bir cümle bulamamıştı dudaklarım. Kapat dudaklarıma sözlerini. Gayri dudaklarımdan çıkacak tek söz; adının baş harfi olsun.. Bize ne bir sevda vaat edildi ne de bir mucize hediye edildi. Biz karanlıktayız. Üzerimiz açık. Ellerimiz hazan kokar. Ama birbirimizin tebessümlerinde isteriz Cenneti. Gövdemizin toprakta kapladığı gölge kadar cümle oluruz sevda lugatinde. Şimdi sevme zamanı. Tüm martılar açtır şimdi. Yüzümde belirginleşen tebessüm çizgileriyle doyuralım tüm martıları. Bulutsuzluktan şikayet eden toprağa uzatalım gözlerimizde birikmiş ıslaklığı. Kısır cümleleri işgal etsin içimizdeki gönül zenginliği. Susuzluktan çatlamış yangınlara koşuşturalım dudaklarımızı. Diş geçiremediğimiz zamana not düşülsün imkansızlığımız. Birbirimizden bihaber yaşarken istiflediğimiz hüzünlere inat biz tebessümün güzelliğinde bir umut ekelim gül kokusunda. …………….Ey sevgili, Satırlarımın dağınıklığını hoşgör. Bilmediğim bir sabahın avcunda kanattım ellerimdeki mürekkebinin dilsizliğini. Sana yazmaya aç’tım. Tebessümün satırlarda inkişafına vuruldum. Yazan ben, yazdıran sen.. Özlediğim, dilediğim bir sevdanın anlamı, Yaşadığım, nefes aldığım bir hayatın başkahramanı, Umutlandığım yarınların tek güzel yanı Unutma ki; Bir dirhem “ can’a “ bir ” umut “ miktarı “ gül “ kafi. Beni “ ben “ yapan …
Nov. 8
|
|
|
Emel GüLwrote:
Selamlar...
Kamerali Sesli chat canlı Eglence Sohbet sitemize sizida davet ediyoruz...Aramiza katilmak istemezmisiniz...http://www.zirveyolu.com http://www.zirveyolu.net
Oct. 30
|
|
|
Vefa,hicran içindeki gönle merhem,çöldeki son yeşile ab-ı hayat...
Vefa,ızdırap yangınına düşen rahmet.. Mecnun misali Leyla'dan geçip Mevla'ya hicret... Hatırlar mısın,neydi vefa? Ezelde verilen söze,Haşr'e kadar sadakat miydi? Karasevdalı birinin,kar ve boranın kucağında yüreğiyle ısıttığı bir kardelen mi? Kupkuru çölleri cennete çeviren Gül'e sevdalı olmak mı? Dikenlerin batmasına aldırmadan,güle vuslat arzusuyla kanayan bülbül bilir vefayı. Nuruna hasret olduğu Mübarek Yüz'e bir zarar gelmesin diye bütün hünerimi ortaya koyan mağaradaki örümcek bilir vefayı. Vuslat kokulu uykusuz gecelerde Yar arzusunun adıdır vefa. Sevda bülbülünün kanı damlayınca karanlık bir geceye,vefa nağme kesilip çınlar seherler boyunca .Belki de bir daha açılmayacak olan dost kapısını terk etmeyişin sırrına ermektir vefa... Vefasız gülüşler serpildi kanayan yaralara...Vefanın bahtına vuslat yerine gurbetler düştü. Beklentisiz sevmeler maziye karıştı,yapılanlar karşılık bekliyor artık. Yıldızların sızısı her gece biraz daha artıyor Samanyolu'nda. şimdi geceler vefasızlıkla bölünmede... Ayın on dördünde sema,şimdilerin vefasız dostlarına nazar edip ağlamakta. Hatırladın mı,neydi vefa? Vefa, bahta düşen cefa da olsa,safa libası giymektir
Sept. 11
|
|
|
kırçiçeği papatyawrote:
Nerdesin Dost
gözlerinde bir pencere aradım geçmişe bir yoldu aradığım sarhoş sabahların uykusuz sıcaklığı gibi bulamadım dost nerdesin kanayan avuç içimden bulaşırken yüreğime sohbetlerin bir köşesine kıvrılırdık ayaz çöktüğünde geceye veya hüsran şarkıları çaldığında hayallerin ortasında birden peşrevin ardından hicaz makamında aklıma düşüverdin dost nerdesin hep çabuk biterdi güne koşardı geceler hep aynı hecelere sıkışmıştı sohbetler hep aynı kalacaktı sanki günler öyle gelirdi ağırdı yükümüz heceleri gecelere böldüm dost nerdesin sen gittin ya dost rutubet sardı yüreğimi yağmurlar düştü sohbet köşelerine sen gittin ya dost aynı değil artık şarabın tadı takvimler sarardı seni aradı yüreğim hep kara gecelerde acı bastı uykularımı bakındı sağa sola köşebaşlarını aradı her sohbetin kuytularında bir yanım eksik kaldı dost sen nerdesin… -alıntı-
Aug. 22
|
|
|
İsmail topaloğluwrote:
GÜNAYDIN ARKADAŞIM. TERTEMİZ BİR GÜN DİLİYİORUM. GÜNEŞLİ VE AYDINLIK.
July 20
|